Gribe Karşı 5 Bitki
21/2/2009 -Kategori: SAGLIKLI YASAM
Gözle görülmeyecek kadar küçük varlıklarıyla tezat oluşturacak kadar akıllı olan virüsler, modern tıbbın ilaçlarına karşı birbir entrikalarla savaşıyorlar! Dr. Elif Güveloğlu bu virüslerin bu ilaçlara karşı bağışıklık oluşturduğunu söylüyor. Hızla üreyen bir mikrobun, ilaçtaki tek etken maddeyi etkisiz hale getirmesi çoğu zaman mümkün olabildiğini belirten uzman, bu mikropların bitkilerde bulunan karmaşık bileşenlerin üstesinden gelmeyi başaramadıklarını anlatıyor.
İşte tabiatın gribe karşı önerdiği doğal ilaçlar;
Sarımsak
Bilinen en eski antibiyotik, yaklaşık beş bin yıldır ilaç olarak kullanılmakta. Bakteri, virüs, mantar ve parazit öldürücü maddeler içerir. Bağışıklık sistemini uyarır, safra salgılattırır, spazm çözer ve tansiyon düşürür. Antibiyotiğe dirençli hastalıkların tedavisindeki en güçlü bitkilerdendir. Sarımsak dünyada üzerinde en çok tüp ve canlı, insan ve hayvan deneyleri yapılmış bitkidir ve bunca deney sonucunda güçlü anti-bakteriyel ve anti-viral etkinliği olduğu kanıtlanmıştır.
Kekik
En eski ve en fazla sayıda antibiyotik madde ihtiva eden doğal maddelerden biridir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından sinüzite, idrar yolu enfeksiyonlarından prostat iltihabına, kolitlerden hepatitlere kadar geniş kullanım alanı vardır. Çayından çok ekstresi, yağı ve distilasyon suyu kullanılır. Yüksek tansiyonu olan hastalarda sakıncalıdır.
Meyan Kökü
Antik tıp tarihinin bilinen en geniş kullanımlı bitkisidir meyan kökü. Botanik ismi glycyrrhiza glabra olmakla birlikte birçok ülke tıbbında likoris adı altında kullanılır. Latince karşılığı tatlı kök demektir Çin ve Asya tıbbında M.Ö. 2000 yıllarından beri kullanıldığına dair kayıtlar mevcuttur. Mısırda firavun mezarlarından çokça çıkarılmıştır. Çin tarihinde önemli bir yere sahiptir, yüzyıllar boyunca Çin imparatorlarının bu maddenin ekstresini ‘canlandırıcı tonik ‘ olarak senenin belirli dönemlerinde rutin olarak kullandıkları söylenir. İçerdiği doğal antibiyokitlerin yanında solunum yollarını koruyucu ve ‘mukus’ dediğimiz salgıyı artırıcı özelliği olması onu üst solunum yolları enfeksiyonlarındaki kırgınlıklarda vazgeçilmez yapar. Çin tıbbında ve mutfağında halen aktif olarak kullanılır, toksinlerden arındırdığına inanılır ve enerji içeceği olarak tüketilir. Bu ülkede bu bitkinin lakabıysa ‘bitkilerin atası’dır.
Okaliptüs
Antiseptiktir, bakteri ve virüs öldürücü özellikleri vardır. Vücuttan akciğer ve idrar yolu ile atıldığı için özellikle solunum yolları ve idrar yolu enfeksiyonlarında yardımcıdır. Dünya çapında yapılan birçok araştırma sonucunda antibiyotiğe dirençli birçok enfeksiyonda okaliptüs etkili bulunmuştur ancak çalışmaların çoğu hayvan deneyi düzeyindedir o yüzden dikkatli ve doktor kontrolünde, kişiye özel uygun dozlarda kullanılmalıdır.
Zencefil
Zencefilin kanser tedavisindeki destek etkisini, özellikle kemoterapi alan hastaların bulantılarını giderdiğini biliyoruz. Çok yönlü etkileri olan bu bitkinin antibiyotik etkinliği de var, virüs ve bakterileri öldürebiliyor. Bu özelliği, kodeine benzer öksürük kesici ve antihistaminik (allerji giderici) etkileriyle de birleşince, onu üst solunum yolları enfeksiyonlarının vazgeçilmezi yapıyor. Ayrıca kronik yorgunluğa da birebir.
kaynak:http://ivillage.mynet.com/diyet-ve-fitness
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kansızlığa karşı ıspanak & kereviz
15/2/2009 -Kategori: SAGLIKLI YASAM
Değerli okuyucu, bugün sizlere ıspanağı tanıtmaya çalışacağım. Ispanak üzerine araştırmalarım 25 yıl öncesine dayanır, halen dönem dönem üzerinde çalışmalarımı sürdürmekteyim. Ispanak üzerine olan yazımın ikinci bölümünde antidepresan etkisini ve anksiyete şikâyetlerine karşı nasıl etkili olabildiğini anlatacağım.
Ispanak, genel olarak tek başına kür olarak kullanılmayan ancak diğer sebze türleriyle karıştırılarak kullanılan bir bitkidir. Bazı bitkilerdeki etkin maddelerin gücünü artırabilmek ve yine o etkin maddelerin bağırsaklarda emilebilmesi için ıspanağın yardımına mutlaka ihtiyaç vardır. Bunun en güzel örneği, demire bağlı kansızlığa karşı ıspanak-kereviz karışım kürüdür. Tek başına ıspanak veya tek başına kereviz kürü uygulayarak demir eksikliğine bağlı kansızlığa karşı savaşmak mümkün değildir. Mutlaka, bu iki sebzenin beraberce kullanılması şarttır. Aksi taktirde sonuç alınması mümkün değildir.
Öyle besinler vardır ki içerdiği demir oranı az olmasına rağmen, tüketilmeleri durumunda içerdiği demirin hemen hemen tamamı bağırsak-larda emilebilmektedir. Ispanak-kereviz karışımı içerdikleri demirin neredeyse tamamını vücudumuza kazandırmaktadır. Ne tek başına ıspanak kürü, ne de tek başına kereviz kürü kandaki demir açığını kapatmaya yeterli değildir. Aksine, her ikisi de tek başına kullanıldıkları takdirde demirin vücudumuz tarafından alınmasını engellemektedirler.
Ispanağın içerdiği oksalat ve fosfat, demirin bağırsaklardaki emilmesini engellemektedir. Bir insanın günlük C vitamini ihtiyacı, 100 gram çiğ ıspanaktan rahatlıkla karşılanabilir. Ancak ıspanağı çiğ olarak tüketmek pek o kadar damağa hitap etmeyebilir. Ispanağın haşlanması esnasında içerdiği C vitamini önemli ölçüde kayıp olmaktadır. Demirin bağırsaklarımız tarafından emilmesini kolaylaştırıcı yardımcı madde ise C vitaminidir. Ispanağın içerdiği demir alımı, haşlanmasından dolayı azalmaktadır. Çünkü haşlama esnasında C vitamini büyük oranda yok olmaktadır. Ancak, ıspanak-kereviz karışımı öylesine güçlü bir karışımdır ki, vücudumuzdaki demir metabolizmasını en iyi şekilde aktive eder.
GÜNÜN KÜRÜ
Güçlü bir karışım
Kür için 250 gram taze ıspanak ve 200 gram kabuğu soyulmuş kereviz kullanılır. Kaynamakta olan bir litre suyun içerisine 200 gram ince dilimlenmiş kerevizi atınız ve hafif ateşte 10 dakika haşlayınız. 10 dakika tamamlandıktan sonra üzerine 250 gram ıspanağı ilave ediniz ve yine ağzı kapalı olarak 5 dakika daha haşlamaya devam ediniz. Daha sonra soğumaya bırakınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu temiz bir şişeye koyunuz.
Sabah aç karnına veya kahvaltıdan bir saat sonra bir su bardağı içilir. Akşam aç karnına veya akşam yemeğinden bir saat sonra bir su bardağı içilir. 15 gün müddetle sabah ve akşam içimleriyle gün atlamadan devam edilir. 15 gün sonra 10 gün ara verilir. 10 gün aradan sonra aynı şekilde tekrar sabah ve akşam olmak üzere 15 gün kereviz-ıspanak kürüne devam edilir. Toplam 30 günlük uygulama ile kür tamamlanmış olur.
200 gram kerevizin yumrularının yerine kerevizin sadece taze ve yeşil olan yapraklarını ve saplarını da kullanabilirsiniz. Üç adet saplı (dallı ve yapraklı kısımları, yaklaşık 150 gram) kereviz yeterli olabilecektir. Bu taktirde haşlama süresi 3 dakikadır. 3 dakika tamamlandıktan sonra 200 gram ıspanak ilave edilerek 5 dakika daha haşlamaya devam edilir. Ilıdıktan sonra süzülür ve temiz bir şişeye doldurulur. Tüketim şekli yukarıda belirtildiği gibidir.
BİLİYOR MUYDUNUZ?
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 30’unda kansızlık (anemi) rahatsızlığı vardır. Bu rahatsızlık daha çok az gelişmiş ülkelerde görülmektedir.
Ülser ve ıspanak
Mide ve onikiparmak barsağı ülseri olanların ıspanak tüketiminde dikkatli olmaları gerekir. Bazı ülser hastalarında ıspanak tüketimi öylesine olumsuz etkilidir ki, ıspanak tüketildikten kısa bir zaman sonra ülserin tipik şikâyetleri kendini göstermeye başlar.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı